Erkekte Genital Siğil

Erkekte Genital Siğil

Erkekte Genital Siğil 

 
HPV erkekte anogenital hastalıklara neden olmaktadır. HPV’ye bağlı gelişen en önemli patoloji  genital siğildir. Bunların dışında HPV erkekte anüs, penis ve ağız- gırtlak kanserlerine sebep olabilmektedir.  Bu hastalıkların nedeni olarak HPV tip 16 sorumlu tutulmaktadır.
 
Amerika Birleşik Devletlerinde senede 22.000 Human Papilloma Virüsü bağlantılı kanser görülmektedir ve bu kişilerin 7000’nini erkekler oluşturmaktadır. ABD’ de cinsel yönden aktif olan erkeklerde her yıl HPV tip 6 ve 11’in neden olduğu 250.000 genital siğil hastası olduğu saptanmıştır.
 
Erkeklerde rastlanan genital siğiller toplum sağlığı açısından çok önemlidir ve tedavi edilmeleri gerekmektedir. Ülkemizde karşılaştığımız en önemli sorunlardan biride hastalığın bilinmemesi, tanınmaması, öğrenildiği halde doktora gidilmemesidir.  Bunun sonucu olarak tedavi gecikmekte ve kişi hastalığı yaymaya devam etmektedir. 
 
HPV çok hızlı ve yayılmacı özellik taşıyan bir virüs türüdür. Virüs vücuda bulaştıktan  sonra uzun süre sessiz kaldığı için kişi fark etmeden bulaşıcı  konumuna düşerek hayatına devam etmektedir. Birey belirtileri fark ettiği anda tedavi sürecini başlatmalıdır. 
 
Yapılan araştırmalar sonucu erkekte genital HPV sıklığı %40 olarak saptanmıştır. HPV enfeksiyonu prevalansı erkeklerde yaşa göre değişmemektedir.  Kadınlarda ise bu durum tam tersidir, cinsel yol ve temas ile geçen HPV sıklığı yaş ile beraber değişmektedir. İlk temasa artmakta  (25-30) yaşa kadar sonraki  zamanda düşmektedir.
   

Erkeklerde HPV ve Genital Siğil Görülme Sıklığı

Dunn ve arkadaşlarının yaptıkları çalışmada erkekte genital HPV (cinsel temasla geçen HPV tipleri) sıklığı %40 olarak saptanmıştır. Araştırmada farklı gruplarda farklı oranlar elde edilmiştir.  Örneğin öğrenciler, askerler, cinsel temasla bulaşan hastalık kliniklerindeki erkekler, CIN saptanan kadınların eşleri gibi farklı gruplar incelenmiştir. Bu gruplar arasında HPV sıklığı grubun tipine göre değişirken %6 ile %45 arasında farklılık göstermektedir. En fazla genital HPV görülme sıklığı %50-75 arasında değişen oranlar ile eşinde rahim ağzı kanseri öncülü lezyon (CIN) taşıyan erkeklerde saptanmıştır.
 
Erkeklerde genital HPV görülme prevalansı değişmemektedir. Prevalans zaman içinde belli bir anda veya belli bir süre içinde yeni ve eski vakaların toplam sayısıdır. Örneğin 2013 yılında İstanbulda kaç kişide genital siğil (eski ve yeni hasta toplamı) varsa işte o rakam İstanbulda genital siğil prevalansını verir.
 
Yaşa göre erkekte HPV infeksiyonu prevalansı değişmemesi  ilginçtir zira kadında cinsel temasla geçen HPV sıklığı yaşla beraber değişmektedir. Özellikle ilk temas sonrası artmakta (25-30 yaşa kadar) sonra düşmekte ardında perimenopozal dönemde yine artmaktadır. Oysa erkekte tüm yaşlarda cinsel temasla geçen HPV prevalansı (eski ve yeni hastaların toplamı) yaş gruplarında aynıdır. Örneğin İtalya’da yapılan bir araştırmada, kadında ilk ilişki sonrası %13-14 cinsel temasla bulaşan HPV görülmekte sonra 39-40 yaşına kadar bu oran %5 ve altına inmekte, 40 yaş sonrası %8’e kadar bir süre çıkmaktadır. Dünyadaki oranlar da, buna benzerdir. Oysa erkekte aynı çalışmada oranlar yaşa göre değişmemektedir.
 
Yine ilginç olarak kadında cinsel temasla bulaşan HPV’ler içinde en sık “yüksek riskli” HPV saptanırken, erkekte saptanan yüksek ve düşük riskli HPV tipi oranları aynıdır. Bu bilgi aslında birazdan erkekteki genital siğiller neden olan ve bu siğillerin içerdiği HPV tipleri ile ilgili bilgileri desteklemektedir. 2013 yılında Patel ve arkadaşları tarafından ingilizce, ispanyolca italyanca ve almanca tüm literatürün tarandığı ve kadın ve erkekte genital siğil sıklığının bildirildiği araştırmada, Avrupa Kıtası’nda erkekte genital siğil insidansı ortanca değeri 195/100.000 olarak verilmiştir.
 
İnsidans: Belli bir zaman zarfında (genellikle 1 yıl) ortaya çıkan yeni vakaların veya olayların sayısıdır. Örneklemek gerekirse 2013 yılında saptanan yeni genital siğil hastası, 2013 yılındaki genital siğil insidansını verir. Dolayısıyla yukarıdaki oran Avrupa’da her yıl her yüz bin kişide 195 genital siğil vakası görüldüğünü ifade etmektedir.
 
 
 
Tedavi yöntemi olarak  yaşanılan zaman içinde hastalığı taşıyan bireylerin çok fazla tercih ettiği ameliyatsız yöntemler sayesinde kısa bir zaman dilimi içerisinde inatçı ve hızlı yayılan bu sorundan kurtulmak mümkün. Tabii ki önemli olan doğru, kaliteli, çözümü kalıcı tedavi yöntemini uygulamaktır. Ameliyatsız tedavi yöntemi olan lazerin başarı oranı klasik cerrahi operasyonlara göre çok daha yüksektir. Genital siğillerin tedavisi sırasında  en küçük lezyonların bile gözden kaçmaması gerekir çünkü lezyonlar saldırgan ve yayılmacı özelliklere sahiptir bu neden ile hepsinin tek tek yakılması gerekmektedir. Sonuç olarak daha öncede belirttiğimiz gibi doğru, kalıcı ve kaliteli bir tedavi yöntemi uygulanmalıdır. 
 


Randevu ve Bilgi İçin 7/24 Çağrı Merkezimizi Arayın 444 8 623